Bir çağdaşım içinde bulunduğumuz bu materyalist dünyada tek dindar insanın işine ciddiye alan bilim adamları olduğunu söylerken haksız sayılmazdı
Gerçeği kaybetmenin en kesin yolu, birisinin ona bütünüyle sahip olduğunu düşünmesidir
Yüz elli yıldır batının kibri ve doğunun cehli arasında bunalıyoruz
Dini duygu müthiş bir aklın dışa vurumu olan doğal yasaların uyumu karşısında duyulan coşkulu hayret biçiminde kendini gösterir
Bugünün derdi bu, ruhumuzun kaybolması. İşin acıklı tarafı da onu olmayan yerlerde aramamız. Konfüçyüs bu meseleyi harika bir şekilde özetlemiş gibi, şöyle der: "En zor şey, karanlık bir odada bir kara kediyi bulmaktır, özellikle odada kedi yoksa"
Kıymetli insanlar bilgiyi arzular
Umut hayata müdahale etme iradesidir.
Bugünün insanının tanrıları ve şeytanları kaybolmamış, yalnızca isimleri değişmiştir.”
İnsan ne kadar kendisine ve kendisinde olana sahipse başkalarında o kadar az şey bulabilecektir; ve onların haz duydukları yüzlerce şey ona yavan ve yüzeysel gelecektir.
İnsan kendine körken, tüm uğraşılarında bilinçsiz bir karanlığı taşırken,yolunu düzgün bir şekilde nasıl görebilir?”