Akıllı kimse, herhangi bir bilginin edinilmesinden daima kazançlı çıkacaktır. Çünkü yararsız kısımları bünyesinden atar ve geriye verimli olanlar kalır. Bir şey hakkında bilgi edinmeden ondan nefret etmek ya da onu sevmek imkânsızdır”
İnsanlar, kendine ait bir düşüncesi ya da iradesi olmayan bir koyun sürüsü gibi, bir yerden diğerine, bazen birlikte, bazen ayrı ayrı güdülüyordu...
İddia ediyorum ki dünyada en kötü koşullarda bile hayatta kalabilmek için hayatın bir anlamı olduğu bilgisinden daha etkili olabilecek bir şey yoktur. Nietzsche’nin şu sözleri çok şey söyler: “Yaşamak için bir nedeni olan her türlü nasıla katlanabilir.
İnsan yetişkin hırsılarından arınmaya başlayınca, çocuk saflığına tekrar dönme olanağını koruyor.
Sanatın özünde eleştiri var. Politikanın ve toplumun kurallarından ayrı ilkeler geliştirmek, başka açılardan bakmak var. İşte bu yüzden huzursuz insanlardır sanatçılar.
Bastırılan her şey yıkıcı bir şekilde gösterir kendini.
Tanrı aynı zamanda tüm temel belirsizliklerin en çapraşık ve gizli sebepleridir olağanüstü paradoksları içine alan derin ve psikolojik bir hakikattir
Bugünün insanının tanrıları ve şeytanları kaybolmamış, yalnızca isimleri değişmiştir.”
Bireyleşmeye giden yol ıssız ve zorludur.
Dünyada hiç bir şeyi kalmayan bir insanın kısa bir an için de olsa sevdiği insana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabileceğini anladım