İnsanlar, kendine ait bir düşüncesi ya da iradesi olmayan bir koyun sürüsü gibi, bir yerden diğerine, bazen birlikte, bazen ayrı ayrı güdülüyordu...
pek çok insan için kendini tanımak kendinin dış dünyaya yönelik konumlanışını anlamaktan ibaret
İnsanlar arasında kendi gözüyle gören ve kendi yüreğiyle hissedenler çok azdır.’’
Hiçbir büyük yazarın asıl derdi bir şeyler yazmak değildir. Onların bir meselesi vardır. Anlamak; hayatı anlamak, insanı anlamak hayata müdahale etmek. Anlatmaktan öte anlamak için uğraşır onlar.
Herkes herkese öğretmenlik yapıyor ve kimse iyileşmenin yolunun tam da kendinden başlaması gerektiğinin farkında değil gibi duruyor."
İşte, artık çalışmaktan çalışamayacak hale gelmiş insanın büyük budalalığı sonucu, sonsuza dek sarf ettiği emek karşılığında edindiği mallardan zevk almayı umarken yaşam ellerinden kayıp gider.
Schopenhaur’un “İnsan arzu ettiği gibi davranabilir, ancak arzu ettiği gibi arzu edemez,”
Bugünün insanının tanrıları ve şeytanları kaybolmamış, yalnızca isimleri değişmiştir.”
İnsan soyunun bu kadar çılgın bir tür haline getiren ve birbirine kıymaya götüren itki öleceğini bilen tek canlı olması.
Etrafınızı sizde olmasını istediğiniz alışkanlıklara sahip olan insanlarla çevreleyin. Birlikte yükselirsiniz.