İşte, artık çalışmaktan çalışamayacak hale gelmiş insanın büyük budalalığı sonucu, sonsuza dek sarf ettiği emek karşılığında edindiği mallardan zevk almayı umarken yaşam ellerinden kayıp gider.
Hiçbir büyük yazarın asıl derdi bir şeyler yazmak değildir. Onların bir meselesi vardır. Anlamak; hayatı anlamak, insanı anlamak hayata müdahale etmek. Anlatmaktan öte anlamak için uğraşır onlar.
En mutlu insan tabiatın zihinsel zenginlikle donattığı insandır;
Akıllı kimse, herhangi bir bilginin edinilmesinden daima kazançlı çıkacaktır. Çünkü yararsız kısımları bünyesinden atar ve geriye verimli olanlar kalır. Bir şey hakkında bilgi edinmeden ondan nefret etmek ya da onu sevmek imkânsızdır”
Okumak ve öğrenmek herhangi bir kimsenin kendi özgür iradesiyle yapabileceği şeylerdir; fakat düşünmek böyle değildir. Düşünme tıpkı bir ateş gibi cereyanla yahut hava akımıyla tutuşturulmalı ve konuya duyulan bir ilgi ile beslenmelidir.
İnsanın dış dünya ile uzlaşma çabası üzerine taktığı bir maskedir persona.
İnsanlar zamanın uçup gitmesinden, çok hızlı akmasından yakınma hatasına düşüyor. Akışın yeterince uzun olduğunu algılayamıyorlar. Oysa doğanın bize bahşettiği tek bir iyi anı, uzakta kalan geçmişi yakın ediyor.
Dünyanın Dört bir yani ve geçmiş hakkındaki bilgi insan zihninin besini ve süsüdür.
İyi bir ressamın çizmesi gereken iki temel şey vardır ; insan ve zihninin amacı. Birincisi kolay ikincisi zordur.
Tekdüze ve sıkıcı olmanın sırrı her şeyi söylememizde saklıdır.