Olmaktan-Oluşa Alıntıları
Bireyin bütün hayatı oluşun kabileci ve bireysel modunu uzlaştırma çabasıyla geçmektedir.
Leibnizci geleneği göre birey bir davranışlar koleksiyonu değildir. Birey davranışlarının bizzat kaynağıdır. Aktivite içsel ya da dışsal bir uyarıcının itmesiyle meydana gelen bir ajitasyon değildir.
Entelektüel olgunluğun ölçüsü problemlere verilen cevaplardan tatmin olunmamasıdır.
Kişilik için merkezi önem taşıyan uzun vadeli maçlara sahip olma insanı hayvandan , yetişkin Çocuktan ve sağlıklı kişiyi hastadan ayırmaktadır.
Bireysel yaşam stilini temel özellikleri benliğin farkında oluş, benliğin eleştirilmesi ve benliğin zenginleştirilmesidir.
Gerçeği kaybetmenin en kesin yolu, birisinin ona bütünüyle sahip olduğunu düşünmesidir
Psikolojinin amacı, insan felsefeleri arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek ve olası bir gerçeklik ölçeği ortaya koymaktır.
Hümanist psikolojiye göre insan çocukluk yıllarının ya da kültürel şartlarının arasında sıkışmış Çaresiz ve pasif bir varlık değildir. Birey kendini gerçekleştirmek için geçmişinin ve toplumun zindanından kurtulmak zorundadır.
Bakış acılarını genişleyen ve hayatlarına çeşitlilik katan bu kimselere her zaman enerjilerini arttıran bir gerilim içerisinde hep yeni bir şeyler keşfetme in ve gerçekleştirmeyi arayışı içerisindedirler. Onlar için kendi potansiyelleri gerçekleştirmem dünyayı bilmenin ve anlamanın son noktası yoktur. Bu tipler için elde edilenler geride kalmakta, elde edilebilecekler ise hemen onların yerine ikame olmaktadır.
Hümanist psikolojiye göre olgun birey, sadece kedi sübjektif problemlerle ilgilenen bir kişi değildir. O insanlığın refahıyla ve geleceğiyle ilgili bütün sorunlarla ilgilenen, onların çözümüne kâğıda bulunan, bir amaca sahip dinamik bir psikososyal varlıktır.