İnsanın-Anlam-Arayışı Alıntıları
Sonuçta yolu kaybediyorsunuz.
Ama insan, gereğinden fazla yalnız kaldığı zaman bir ormanın derinliklerinde kaybolmuş gibi oluyor. Bir süre sonra size yolu gösteren tanıdık ağaçlar ile daha önce hiç görmediğimiz ağaçlar birbiriyle karışmaya ve hepsi birbirine benzemeye başlıyor.
Önemli olan ise koşullardan özgürleşme değil koşullara karşı bir duruş alabilmektir.
Elbette insan varlığı sonlu ve özgürlüğü de kısıtlıdır.
Sevgi, bir insanı kişiliğinin en derinlerine kadar kavramanın tek yoludur. Kimse başka bir insanın derinliklerini onu sevmediği sürece kavrayamaz.
İnsanlar, kendine ait bir düşüncesi ya da iradesi olmayan bir koyun sürüsü gibi, bir yerden diğerine, bazen birlikte, bazen ayrı ayrı güdülüyordu...
Hiçbir insan ve hiçbir kader, bir başka insanla ya da kaderle kıyaslanamaz.
İnsan, ihanet ve acı karşısında bile, kendi anlamını bulabilir. En zor anlarda bile, içsel bir anlam arayışı, insanı ayakta tutabilir.”
Ama mutluluk aranmaz; ortaya çıkması gerekir. İnsanın, “mutlu olmak” için bir nedeni olmalıdır. Bu neden bulunduktan sonra mutluluk otomatik olarak gelir.
İddia ediyorum ki dünyada en kötü koşullarda bile hayatta kalabilmek için hayatın bir anlamı olduğu bilgisinden daha etkili olabilecek bir şey yoktur. Nietzsche’nin şu sözleri çok şey söyler: “Yaşamak için bir nedeni olan her türlü nasıla katlanabilir.
- 1
- 2