Pesimist Düşünce Ağları Ve Yorgunluk
Yorgun olduğumuzu söylediğimiz her an bunu fiziksel bir durummuş gibi düşünsek de çoğu zaman zihinsel bir durumdur. Bize enerji veren şeyler yalnızca fiziksel ihtiyaçların karşılanması ( yemek yemek, dinlenmek, uyumak) değil zihinsel ihtiyaçlarımızın da karşılanmasıdır. Hatta biraz daha ileri giderek insana en çok enerji yeren yasam içerisinde eyleme geçebilmesini maksimum düzeye çıkaran şeyin çoğunlukla zihinsel ihtiyaçların karşılanma durumu olduğunu söyleyebiliriz. Peki zihinsel ihtiyaç derken neyi kast ediyoruz.
Zihin yapımızın düşünce sistemimizin kendi içinde bizi eyleme geçme motivasyonundan uzak düşüren zihnimizi saran örümcek ağlarından temizleme ihtiyacıdır.
Bu örümcek ağlarının neler olduğuna dair bir kaç örnek verecek olursak, kendini birileri ile karşılaştırmanın içsel değersizlik oluşturması, su ana kadar iyi bir şey yapmış olmamanın var ettiği cesaretsizlik veya bir şey yapacak olmanın ve ortaya konulan şeyin yargılanacağı düşüncesinden doğan utanç. Bunun gibi zihinsel olarak bizi yoran ve geri çeken tonla düşünce ağları içinde kalırız.
Bu tip durumlar özellikle gençlik çağında eğitim öğretim zamanlarında öğrencilerde kendini gösteren bir durumdur. Kişi kendinden beklenenlerin, kendisinin beklediklerinim ve tüm bu beklenenler ile nasıl bir ilişkiye girip ne tür bir reaksiyon gösterdiği düşünceleri arasında gidip gelir.
Bu düşünceler arasında git gel yaparken esas amacı eylem olması gerekirken doğal olarak eylemden uzak düşen kişi bir de bunun zihinsel ağırlığı ile başbaşa kalır.
İşte tam bu noktada kişinin tüm bunları gözlemleyebilecek ve kendi değer yargıları ile değerlendirme yapabilecek kendi içinde bulunan ama olaylara daha diş bir göz ile yaklaşan bir bakışa ihtiyacı vardır.
Bu bakisi kendinde bulundurabilmek esasen süreç, gözlem ve deneyim isteyen bir durumdur.
Çağımızın insaninin kendisini böylesi zihinsel ağırlık altında bırakan koşulların içinden sıyrılabilecek bir bakış geliştirmesi elzemdir, bu bakışı inşa edemediğimiz takdirde biz birileri tarafından inşa edilen bir yığına dönüşeceğiz.
Hayatimizin iplerini elimize almamız esasen buna bağlıdır da diyebiliriz.
Eyleme geçme önünde engel olan durumları tek tek düşünmek bunlar ile yüzleşmek gerekir. Kendimize inancımız azsa bunu güçlendirmek için ne yapabileceğimizi düşünmek ya da bu güvensizliğe neden olan bazı davranışlarımızı ortadan kaldırmak gerekir.
Bir şeyi gerçekten istediğiniz ve peşinden gittiğiniz zaman tüm bunlar ile yüzleşebilecek cesarete de zamanla sahip olacak ve eyleme geçebilmenin önündeki engelleri de yıkmış olacaksınız.
Esas konumuza geri dönecek olursan yorgunluk eyleme geçmek için gerek gücü zihinsel olarak bulamamamız ile fazlasıyla bağlantılıdır.
Kişiyi elinden gelen eylemleri yapmaktan uzak düşüren düşünce ağları bizim içimimdeki muhalif taraftır. Kendimize muhalif olduğumuz taraf.
Çağımız insaninin karşılaştığı tonla ses ve görüntü arasında kendi sesini görüntüsünü kaybetmesi muhtemeldir. Eyleme geçebilme kendini var etme surecidir, kendi bulmaya yönelik attığın adımdır. Bir arayıştır.
Kendini bulamamış, çağın koşulları, toplumun ve her türden üyesi olduğu gurupların kendisinden beklentisi altında kendisini kaybetmiştir.
Bu kaybediş devamında var ettiği içsel sıkıntı ile kişiyi pesimist düşünce ağları içinde bocalar bir hale sürükler ve zihinsel olarak yorgun bireyler oluşur.
Zihnen yorgun hisseden kişi yönlendirmeli davranışlar dışında kendi iradesi ile bir ise girmekte zorluk çekecek ve gün içinde yalnızca birileri tarafından belirlenmiş görevleri yapacak ve sonrasında yorgun hissedecektir.
Hayata karşı tutkusu ise gün geçtikçe azalacak içindeki çocukça keşfetmeyi isteyen meraklı kişi de zamanla onu terk edecektir.
Tüm bunlardan sıyrılabilmek zihnen bizi yoran düşünce ağlarından sıyrılabilmekten geçiyor bunu sağladıkça özgür ve özgünce bir ise girişme isteğimiz ve gücümüz zamanla kendini göstermeye başlayacaktır.
Bu ise kaybettiğimiz o çocukça merakı ve keşfetme arzusunu tekrardan sağlayarak zihinsel açıdan çok daha canlı bir hale getirecektir bizi.
Zihnimizi saran bizi eylemsizlestiren, edilgenleştiren düşünce ağlarını temizleyebilmek dileği ile
Okuduğunuz için teşekkürler...