Ruhun Tutkuları

Şevval Akar

Doğrusal ve Noktasal Zaman Üzerine

✻
   22 Ekim 2026
Doğrusal ve Noktasal Zaman Üzerine
Yazar Avatar
Şevval Akar

Zaman kavramı bir çok kişinin her daim üzerine düşündüğü yorumlar getirdiği görünürde ölçülebilir olsada fazlasıyla izafi bir olgudur.

Zamanın insan için önemi onun sonlu olmasıdır esasen. Biz zamanın küçük bir kısmından pay almış ve o payı yaşayan insanlarız.

Yaşamak bize ayrılan zamanı doldurmaktır bir bakıma.

Bekli de en hakiki şeylerden biri geçilen ve her daim geride kalan bir sürecin içinde olmamızdır. Bu söylemleri yazmam ve düşünmem bile şu an bir geçmiş oldu. Bir sürecin önceki adımı oldu olarak zamanda yerini aldı bile.

 

 Bir şeyi incelemek ve anlamak için ona dış bir gözden bakmak gerekir fakat zamanı dışarıdan gözlemleme olanağımız yoktur, biz zamanın içinde onunla beraber var oluruz. Zamanın yani sürecin varlığıdır bizi var kılan.

Biz bu akan nehrin içinde yaşayan varlıklar olarak akış halini gözlemlememiz tanımlamamız zordur, bizde onunla beraber ve bir hareket ederiz çünkü .Kendimizden ayrı düşünemeyiz.

 

Bir çok düşünceyi beraberinde getiren soyut çıkarımlar ve zihinsel pratiklerdir esasen. Bu yazının temel amacı zamanı günümüzde nasıl kullandığımız bağlamında tanımlamaya çalışmak olacak ve kaynak olarak Byung Chul Han'ın "Zamanın Kokusu" kitabında yer alan kavramlardan yararlanacağım.

Byung Chul Han zamanın kokusu kitabında doğrusal zaman, noktasal zaman ve tefekkür zamanı adını verdiği üç zaman diliminden bahseder. Bu yazıda ilk ikisini konu edineceğiz.

Doğrusal zaman adını verdiği zaman dilimi bir sürece işaret eder ve uzun soluklu bir oluşa sahiptir. Örneğin bir insanın doğumundan başlayarak birbirine eklenerek ilerleyen aralarında anlamsal bir bütünlük var ederek devam eden bir süreçten bahsederiz. Doğmak belli ihtiyaçlarımızın olması onları karşılamak, büyümek, gelişmek, yaşlanmak ve sonunda ölümle beraber yitmek. Bu esasen aynı hat üzerinde ilerleyen doğrusal bir süreçtir. İçinde bir anlatısı vardır. Bize bir hikaye kurar. Olaylar arasında anlamsal bir bağlantı vardır. Doğrusal düzlemde geçen zaman geçmiş, şimdi ve geleceğin bir hikaye kurabildiği anlamlı bir ilişki kurabildiği ve insana kimlik kazandıran bir zaman dilimidir. Kişinin kendi varlığını inşa ettiği süreçtir doğrusal zaman. Varlığını diğer varlıklar ile ortak zeminde buluşturabildiği sahi etkilenimler yaşayıp, yaşatabildiği bir zaman dilimidir.

Byung Chul Han bu zamanı modernite ve dijitalleşme öncesi zaman olarak yorumlar desek yanlış söylemiş olmayız.

Moderniteyle beraber geleneksel anlam alanlarımız gittikçe sarsıldı. Dini anlatılar, mitolojik inançlar kültürel kadim öğretiler çok hızlı bir şekilde sanki tarihin tozlu sayfalarında kalmış gerici yapılar olarak geride bırakılmaya çalışıldı. Bunun nedeni olarak sıralayacağımız çok şey vardır fakat burada temel mesele bir şeylerin sorgulanması ve anlam dünyamızın düzenlenmesinden ziyade anlam dünyalarının lekelenmesi ve bir başka anlamın da yerine koyulmadan kapital sisteme hizmet eder bir şekle evrilmesidir. İşte tam da burada noktasal zaman oluşmaya başlar. Teknolojinin ilerlemesi ile sosyal medyanın hayatımızın her alanına girmesiyle insan çok hızlı bir gündem akışını anlık olarak takip edebilir izleyebilir kendini de bu akış içinde izletebilir oldu. Bu akış önünü alamayacağınız bir hızla ve dolulukla sel gibi izleyicisinin önünden akarak bizde tepkisellik oluşturan her türden enformasyon, kısa süreli videolar ve içi temelde boş içerik alanları var eder.. esasen bu fazlalık, doldurmaktan ziyade daha da boşluk oluşturdu bizlerde.

Zaman kendine has bir anlatısallığa sahip olmaktan uzak düşerek parçalanmış ve birbirinden bağımsız ifade alanlarına bölünmüştür.

İnsan artık zamanı deneyimlemekten öte bu hızlı akışın içinde zamanı ,zaman algısını kaybetme yolunda ilerliyor.

Byung Chul Han bu parçalanmış ve yönünü kaybetmiş zamanı 'noktasal zaman' olarak tanımlar.

Birbirine eklemlenmeyen, bir hikaye kuramayan, anlık olarak yanıp sönen ve bir süremi olmayan zaman dilimlerinin birikimidir noktasal zaman.

Noktasal zaman bir anlam krizine yol açar. Çünkü insan yaşamı bir anlam ekseninde döndüğünde yerini bulmuş hisseder. Bu anlam ulvi bir olgu olmak zorunda değildir fakat insan o ulviyetin yerine koyabileceği bir başka değer sistemi inşa etmek ister, yaşamını en insani ve mutlu bir şekilde idame ettirebilmek için.

Noktasal zaman bu anlam boşluğunu derinleştiren ve en hakiki deneyimimiz olan şu anımızı anlamdan yoksun bırakarak soluklaştıran  bir zaman dilimidir. Kişiyi kendine uzak düşüren bir zaman dilimi.

Noktasal zamanda insanın varlık ışığı(aktivitesi)  bir başka varlık alanlarını fazlalığı ve üstüne yığılımı sonucu pasifleşerek ruhsal bir bunalıma sürüklenir.

Bunun sonucunda ise yaşama karşı ilgisizleşen ,yolunu tayin edemeyen , bir türlü tatmin olamayan ve anlam boşluğu yaşayan bireyler artar.

Bunu yaşamak istemeyen insanlar ise var edilen bu sahte anlam alanlarında ve enformasyon yığını içinde kendini bu akışa atarak sürüklenmeyi tercih ederek esasında bu sisteme hizmet eder.

Noktasal zaman beraberinde pek çok sorun oluşturur. Yalnız anlam krizi var etmekle kalmaz dikkat dağınıklığı oluşturarak uzun süreli odağı da zedeler. Fakat insanı esasen doyuran şey uzun sureli odaklar sonucu hayatında büyütüp geliştirdiği meseleleridir. Yani noktasal zaman sadece şu anın anlamını kirletmekle kalmaz ileride oluşturabileceğiniz, inşa edebileceğimiz anlamlı bir sonucun sürecine de bizi uzak düşürür. Kişiyi anlamlı bir yaşam kurmaya karşı ihtiyacı olan bütünlükten yoksun bırakır.

 

İnsanın en çok ihtiyacı olan mükemmellik değildir  varıyla, yoğuyla, yapabildikleriyle ve edemedikleriyle bütün hissedebilmektir. Bir hikâye kurabilmektir esasen. Yaşadığın zamanın, anın kokusu alabilmektir..

İşte Byung Chul Han'ın noktasal zaman adını verdiği bu zaman dilimi bahsettiğimiz kokuyu bize unutturur.

Şahsi varlığımızı derinden hissedebildiğimiz anları parçalar, hikaye kurmaya odaklı zihnimizi dağıtır ve en önemlisi şu anin kıymetinden bizi mahrum bırakır.

Böylesi bir devirde noktasal zamandan ve etkilerinden uzak kalabilmek ve hikayemize sahip çıkabilmek 

❦

Okuduğunuz için teşekkürler...

Yorumunuzu Bırakın