Ruhun Tutkuları

Şevval Akar

Akışkan Modern Toplumda Kaygı

   18 July 2026
Akışkan Modern Toplumda Kaygı
Yazar Avatar
Şevval Akar

Akışkan modern toplum derken esasen çok geniş bir kavramdan bahsediyoruz. Bu kavram çağımızın en iyi sosyologlarından biri olan Zigmunt Bauman'ın ortaya çıkardığı bir kavramdır. Burada sözü geçen 'akışkan' kavramı kısaca sürekli bir değişime ve dönüşüme işaret eder. Bir yerde kök salamamaya yenilerin hemen eskitilmesine ve daha yeni şeylerin ortaya çıkmasına yol açan toplum düzenini ya da düzensizliğini ifade etmek için kullanılan bir kavramdır.

Bu kavram yalnız somut dünyadaki değişikliklerin hızına değil bizim iç dünyamızdaki değer dinamiklerimizin de değişiklik hızına işaret eder. Burada kişi sabit bir değer dinamiği bulamamanın, daima bir değişime ayak uydurma gerekliliğinin kaygısını hisseder.

Geçmiş çağlarda bir insanın doğduğu aile onun nasıl bir yaşam yaşayacağını mesleğini ve diğer pek çok gelecekteki durumunu ortaya serer vaziyetteydi çoğu zaman. Bu durumda kişi çok da seçeneği olmadığı için ve zaten kendisine belli bir yol çizildiği için itiraz etmeden bu yolu takip ederdi. Fakat günümüzde teknolojinin gelişmesi ve kültürler arası etkileşimin artması ile insanlar dünyanın öbür ucundaki yaşam tarzları ile de yakınlık kurarak zihinsel anlamda genişleme yaşadılar. Bu durum da bireylerin gelecekleri üzerine daha fazla seçenek oluşturmalarında ön ayak oldu diyebiliriz. Kişi artık bireysel bir özgürlük kazanarak kendi hayatını kendi inşa etme sorumluluğu ile baş başa bırakılmıştır.

Bu yaşananlar esasen kişinin kendi olabilmesi, özgür bir iradeye sahip olabilmesi bağlamında iyi şeylerdir.

Fakat bir şeyin varlığının değeri içinde var olduğu toplumsal sistem ile beraber incelenir.

Bireylerdeki bu seçim özgürlüğü 'akışkan modern' toplum içerisinde bi özgürlük yaşatmaktan ziyade kişiyi daha kaygılı ve sıkışmış hissettirecektir. Kişi böylesi bi dünyada onca kapı arasında kendisine en uygununu bulma ve o kapıdan girme cesaretine sahip olma konusunda çokça gelgit yaşayacak ve ortaya yol ayrımında bekleme trajedisi çıkacaktır. Belki onun için seçilmiş bir yol olsa çok daha ilerlemiş biri olabilecekken seçim hakkı kişiye bırakıldığın da bu ters teperek kişiyi kaygı ve şüphe ile herhangi bir yola girmekten alıkoyacaktır. Kısaca kişi hayatının sorumluluğunu almaktan kaçınır. Bu akışkan modern toplumda çok daha artacaktır çünkü kişi bir adım atma konusunda çekingen iken adım attığı yolların sürekli bir değişim içinde olması onu daha da çekingenleştirecektir, bu durum ise kaygı oluşturarak kişinin yol ayrımında beklemesine neden olacaktır.

Burada kaygı oluşturan esas duygu belirsizliktir. Akışkan modern toplum kişide büyük bir belirsizlik duygusu açığa çıkarır ve kayının nedeni olur. Bu noktada Kierkegard ise "özgür olan özne tam da özgürlüğün beraberinde getirdiği belirsizlik -olasılığın olasılığı- yüzünden kaygılıdır" diyerek bu savı destekler.

Ek olarak günümüz filozoflarından Renata Select'in "Kaygı Üzerine" adlı kitabında kayının belli bir noktada ötekinin arzusuyla da bağlantılı olduğunu dile getirir. Başkalarının arzularına uymaya çalışan kişide, kimliğini değiştirme baskısı oluşur. Daha kendisi olamamışken toplumda yer edebilmek için bir başkasının arzusunu tatmin etme eğiliminde olur fakat bu beraberinde daha çok tatminsizlik ortaya çıkarır. Çünkü esasen kaygı doğuran şey başka biri olamamak değil kişinin kendisi olmamasıdır.

Bunca yönlendirme ve beklenti arasında kişi kendinden, ne yapmak istediğinden uzak düşer ve seçim hakkı olsa da seçim yapamaz duruma gelir. Akışkan modern toplum da kaygı ancak kişinin bu akıştan çıkarak kendi ışığı ile yoluna devam etmesi ile son bulabilir.

Okuduğunuz için teşekkürler...

Yorumunuzu Bırakın